8/5/2008 - Hayal...

Herkese Günaydın:)
Yorucu günler geçip duruyor. Hem fiziksel hem ruhsal olarak yorgunum. Sanırım geçecek bugünlerde.
Uyumayı özledim artık, şöyle uzun uzun uyusam, uyanıp kalkmak için bir nedenim olmasa ne güzel olur. "Sen öyle yaşayamazsın" dediğinizi duyar gibiyim, kabul ediyorum, zaten hep öyle olayım da demiyorum. Birkaç gün yeter bana.
Beyaz badanalı bir köy evinede olsam, çivit mavi renkte pencereleri olsun. Deniz olması tercihim.Sabah balığa çıkan motorların sesleriyle uyanayım. Temiz hava var ya orada, o yüzden bir daha uyku tutmaz biliyorum. Kapının önüne çıkıp çayımı alıp, sırtımda sıcacık tutan annemin anneannesinden kalma şalıma sarınıp oturayım. Yapacak hiç işim olmasın. Gün başlasın ve ne yaşatacaksa ben planlamadan yaşatsın bana.
Sıcacık köy ekmeği gelsin önüme, dünkü sağılan sütün kaymağından yapılmış tereyağ sürüp peynir ufalayıp yiyeyim. Bıktım artık Uno Kepekli Ekmek yemekten. Doya doya yiyeyim normal ekmeği.
Kahvaltıdan sonra biraz hamak keyfi yapayım. Uyuyakalayım hamakta. Annem üstümü örtsün bebekliğimden kalma mavi battaniyeyle.
Uyandığımda sıcacık olsun ortalık. Kendimi denize atayım. Annemle yüzme yarışı yapalım. Gene bol su sıçrattıp beni geçsin. Razıyım. Yeter ki yorulmayayım.
Denizden çıkıp bahçedeki duşta yıkanayım. Saçlarımı tarayıp içeri öyle gireyim. Annem ne arada yaptıysa, köfte, makarna, patlıcan biber kızartması ve sarmısaklı yoğurt koysun sofraya. Bunun yanında bira olsaydı der demez çıkarıversin önüme. Yok be anne bira şişirir rakı içseydik diye şımarıklık yapayım. Ne sihirli kadındır ki anında buluverir yarısı içilmiş bir rakı zuladan.
Annemle demlenelim usul usul.
Yine bir rehavet çöksün üstüme. Bu sefer oturma odasında kıvrılayım. Bu sefer uyumam biliyorum. Annemle ordan burdan eski ne varsa konuşalım.
Akşam üstüne varınca saatler, kıpırdanmaya başlayalım. Ada vapurunun düdüğünü duyayım neşeyle. Bir çay ve yanında çiğ börek olsa derken annem hemen yapalım dese. Akşam yemeği de böylece erken hallolsa. Ben o arada bi deniz daha yapıp gelsem. Missss gibi kızarmış çiğ börek ve yanında çay ile sofraya ilişsem.
Hava kararınca giyinip süslenip gazinoya gitsek. Okeye 4. aranan bir masa vardır mutlaka ama benim canım konuşmak istese... Çekirdek ve sayısını unuttuğum kadar çay içsem...Gece, gözkapaklarıma söz geçiremez hale gelince bitse. Annemle....
Hayal mı kurdum? Değil, aslında çoğu yaşadığım şeydi annemle… Öyle özledim ki o günleri… Bu yaz ne çok isterdim adada onunla olabilmeyi ama sanırım gidemem…Yine de hayali bile güzel.
|