www.bizkadiniz.com

nane

8/7/2009 - Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...

Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum, bilmiyordun.

Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.

Ve sen yine bilmiyordun.
İ.AYDIN

Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

8/7/2009 - Mükemmel Kadın


Mükemmel Kadın Olmayın!

“Mükemmel kadın” denildiğinde aklınıza ne gelir? Toplumun ve yaşamın üstüne yapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!
Mükemmel Kadın Olmayın!
İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!
Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.
İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.
İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. “Benim neyim eksikti?” Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.
İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar.
Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.
Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.
Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir. Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.
İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.
Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

30/6/2009 - Yalan


Erkeklerin En Çok Başvurduğu Yalanlar !..
Maxicep.com - Erkeklerin En Çok Başvurduğu Yalanlar !..
Yalancı erkekler...

Erkekler, bir kadınla birlikte olmak uğruna ya da birliktelik sürerken, birçok kez yalan söyleyebilir. Ama bunların arasında öyleleri vardır ki, duyduğunuzda "hadi canım" dersiniz.

İşte ilk akla gelenler..


Kalabalık içinde duygumu saklamam
İşte size koskocaman bir yalan. Erkeklerin yüzde doksanı, eşlik ettikleri kadınlara kalabalık içinde sevgi gösterisi yapmaktan hoşlanmazlar. Ama ilişkinin yeni başladığı dönemde, karşıdakini memnun etmek için böyle bir söz söyleyebilirler.

Kadınlar, sevildiklerini, ilgi gördüklerini herkesin bilmesini isterler. Erkekler ise özel yaşamları konusunda çok daha tutucudurlar. Hele hele duygularını herkesin bilmesini istemezler. Hatta sevdikleri kadına bile duygularını açık açık belirtmekten kaçındıkları çok görülür. Fakat erkekler, yeni tanıştıkları kadınlardan bu özelliklerini gizlemek isterler.

Ben evlenecek tipte bir erkek değilim!
Kadınlar evlenip bir yuva kurmak için sabırsızlanabilirler. Flört ettikleri erkeği de evlilikle kendilerine bağlamayı isteyebilirler. Eğer erkek bu kadınla evlenmek istemiyorsa, o zaman suçu kendi üzerine alır ve kişiliğinin evlenmeye uygun olmadığını söyler.

Evlenecek tipte bir erkek olmadığı için ilişkiyi resmiyete dökmeden sürdürmeyi yeğler. Ancak aynı erkeğin bir süre sonra bir başka kadınla evlendiğini duyarsanız hiç şaşırmayın.

Bir kadını kandırmak için ona yalan söylemem!
Aslında erkekler, hoşlandıkları kadınlarla bir an önce sevişme aşamasına gelmeye bakarlar. Doğrusu bu konuda çok da sabırsızdırlar. Fakat kadın bazı konularda tereddüt ediyorsa, erkek hemen küçük yalanlara başvurarak, isteğini gerçekleştirmeye bakar.

Erkeğin kadını kandırmak için yalan söylemesi iki taraf için de kötü sonuçlar yaratabilir. Fakat erkek, kadınla sevişmeye can atarken, bunu düşünemez.

Ben seni ararım!
En sık söyledikleri yalan budur. Erkekler yeni tanıştıkları kızlarla bir daha buluşmak istemiyorsa, bu küçük yalan ile işin içinden sıyrılır. Ayrıca bu cümle çok kullanışlıdır! Bazı erkekler de uzun süren ilişkiyi bitirmek istedikleri zaman gene bu yalana başvururlar.

Erkek buluştuğu kadınla vedalaşırken, onunla bir daha görüşmemeye karar vermiş olsa bile "Ben seni ararım" deme gereğini duyar. Aslında bu yalan buluşmayı noktalamanın bir başka yöntemidir. Ve de erkek bu şekilde konuşmakla kadına karşı saygılı davrandığını düşünür. Öyle ya "Seninle berbat bir gün geçirdim. Bir daha görüşmeyelim" demesi yakışık almayacaktır. Erkeklerin kadınlara söyledikleri yalanlar arasında en masum olanı budur.

Ben sevdiğim kadını asla aldatmam!
Sosyologlar ve psikologlar, erkeğin sadece bir kadınla yetinemeyeceğini söyleye dursunlar... Erkekler, beraber oldukları kadınlara aldatma konusunda "hala" güvence vermekten hiç kaçınmıyorlar.

Erkek, ilişki kurduğu kadına, onu asla aldatmayacağını kesin bir ifadeyle söyler. Oysa bazı erkekler bu yalanı söyledikleri gün bile kadını aldatmış olabilirler.

  

Sonuç olarak tüm yalan söyleyen erkeklere bir tavsiye: 
“mert” olmayı beceremeyen ortaya yalanla çıkınca aslında kazanmak yerine kaybeder!

Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

28/6/2009 - AŞK


Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı.

Kızın adi Tispe delikanlınınki ise Piremus idi. Bunlar yan yana evlerde otururlardı. Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karşı aşk beslerlerdi.

Fakat aileleri görüşmelerini istemez birbirlerine uygun olmadıklarını düşünülerdi.

Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. İki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burada buluşur o aradan

birbirlerine seslerini duyurur aşklarını dile getirirlerdi.

Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar verdiler.

Tispe ağaca Piremus dan önce varmıştı.
Gittiğinde avını yeni yemiş, ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla
karşı karşıya geldi.

Korkarak bir mağaraya doğru koşmaya başladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarbını düşürmüştü.

O sırada Piremus geldi.

Gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan ağzında

kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin eşarbını parçalıyordu..

O an aklına gelen ilk ve tek şey aslanı Tispe yi öldürerek yediğiydi.

Tispesiz yaşayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı. Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı.

Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü.

Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti.

Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzleşti.

Piremus un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispenin düşürdüğü eşarbını tutuyordu.

İlk önce genç kız olanlar karşısında ağlamaktan hiçbir şeyi anlayamamıştı. Ama eşarbı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir an mağarada düşündüğü o korkunç şey başına gelmişti. Ve onun öldüğünü düşünen Piremus aşkı uğruna canına kıymıştı.

Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve göğsüne geçirdi..

Onların aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı.

Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç çekinmeden canına kıyabilirdi ve hançeri sapladı.

Birden vücudu Piremusun bedeninin üstüne yığıldı.

O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran ağacı onların aşkına adadılar.

Piremusun kanını bu ağacın meyvelerine,

Tispenin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler.

O günden beri kara dut ağacının meyvesinin çıkmayan lekesini,(Piremusun kan lekesini), dut ağacının yaprakları,(Tispenin gözyaşları) temizler..


Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

27/6/2009 - yaşlanmak



Tüm istediğim böyle elele beraber yaşlanmaktı seninle
Bir çocuk veremesem de sana
Elin olurdum,
Ayağın olurdum,
Gözün sözün olurdum
Hayatım boyunca hep aynı kokuyu duymak istedim
Ben hep aynı adama " senin seviyorum " demek istedim
Eğer öylece bırakıp gitmeseydin beni
Aç kalırdım seninle,susuz kalırdım..
Ben hep şiirlerini okuduğun kadın olmak istedim
Okuduğun şiir olmak istedim
Hep bir masalı yaşar gibi
Yolunu gözlerdim akşam vakitleri
Sokağın başından dönüşünü,
Adımı bir şiir gibi söyleyişini özlerdim okul çıkışları
Yapmasan,
Bırakıp gitmesen,
Bu kadar kanatmasan içimi,
Ben,bir ömür boyu her akşam
Hep aynı kapıdan,
Her gün biraz daha yaşlı,
Hergün biraz daha yorgun geleceğinin bile bile
Yine seni özlerdim..

Başka bişey istemedim ki
Ben sadece seninle yaşlanmak istedim

Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

22/6/2009 - Babammmmm

Eskiden rüyamda görürdüm, uzun zamandır görmüyorum seni babam. Yüzünü mü unuttum yoksa sen mi beni unuttun? Özledim, hem de çok özledim. Boğazımda koca bir düğüm ile yıllarca eksik oldum sensiz. Hep bir kanadım kırıktı ve ben o kanadı saklamak için çok uğraştım babam. Küçükken acıdılar sensizliğime, acıya acıya kullandılar yokluğunu. Tam 30 yıldır özlüyorum seni. Tam 30 yıldır hala burnumdaki sızı, yüreğimdeki yara, beynimdeki açlıksın. Bir tek faydası oldu ölmenin babam, ölmekten korkmadım sen ölünce, ölüm demek sendin, ölmek demek sana kavuşmaktı.

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
C.S.

Comments (1) :: Your Comment! :: Bağlantı

17/6/2009 - Özledim Şiiri


Bu şiiri kim yazmış bilmiyorum ama basit kelimelerle duygular öyle güzel anlatılmış ki doğal olmuş. Bayıldım:)


Bugün en çok seni özledim
Önce rüyamda gördüm seni
Kalktığımda sen vardın aklımda
Yanımdaydın
Sanki seninle geçirecektim tüm günü
Bu sefer mutluluk verdi özlemin bana
Bütün gün sana yoğunlaştım...

Öğleye dogru acıtmaya başladı özlemin
Gülüşün aklıma gelmeye başladı....
Sonra camın önüne gittim bi sigara yaktım.....
Giderek beynimi kemirmeye başladı duygularımın karmaşıklığı
ve çaresizliğim midemi bulandırıyordu
Beklemiyordum artık aramanı
Özlüyordum işte.....
Yanımda uyumanı,doya doya gözlerini seyretmeyi istiyordum ama yoktun işte

Bugün her şeyi seninle yapmak istedim.
Bide olacakmış gibi bir sürü hayal kurdum
Onlarda mutlu eder gibi oluyor ama gerçekle yüzleşince geçiyor
işte...
Sonrada içimdeki yorgunluk ve küskünlük...

Şımarıklıktan nefret eden ben bugün seni şımartmak istedim..
Kendim için yaşayan ben bugün senin için yaşamak istedim

Bugün en çok seni özledim ben
Bütün alışkanlıklarını,ne biliyim yürüyüşünü falan göresim geldi...
Bir dokunuşunu,bir bakışını,sesini duymayı...

Seninle olmayı en çok bugün özledim ben...


Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

17/6/2009 - Uzun zaman sonra


Uzun zaman sonra nihayet yazabildim tekrar sizlere. Ne çok şeyler yaşandı bunca zamanda. Oğlum 3. sınıfa geçti herşeyden önce. Eşim ve ben nasıl bu kadar çabuk büyüdü diye şaşırıp duruyoruz.
Resim geçen akşamki şirket yemeğinde çekildi. Çok oynamayı sevmesem de pistten de inmedik.  E birilerinin el çırpması da lazım di mi:D
Comments (0) :: Your Comment! :: Bağlantı

22/5/2009 - ÖZLEMİNİN PUSLU MAVİSİ

(Anneler günü için hazırladığım sağlık konulu seminerden...)

ÖZLEMİNİN PUSLU MAVİSİ
gece günün yarısı

gün ışığının karanlık hali

içe dönük küskünlüğünde

pişmanlık acısına karışan

yakıcı bir kıskançlık

gülümsemenin puslanmış yüzü

renklere utangaç griliği gibi düşerken

bazen bir bekleyiş,

belli belirsiz bir 

“gibi yapma” hali

yaşlanmış güne bir göz kırpış

 

düşlerimin kanatlı meleği

serin bir yaz gecesinde

aşk için kaldırılan iki kadeh

sonrasında sarhoşluğun cesareti

karanlığın koynuna çekerken sevdiğini

yıldızlara atılan çentikler,

özleminin puslu mavisi

gecenin bir yarısı

bir kadına bakıyorum

en az gece kadar güzel

gece kadar sessiz

Çoban yıldızım

(Erol ASLAN)


Bu şiir yakında yayınlanacak bir kitaptan çalınmıştır...Yüreğine sağlık.
Comments (1) :: Your Comment! :: Bağlantı

22/5/2009 - Gitmek...


Uzun yollara gitmek istedi yüreğim bugün. Net yetmiyor böyle zamanlarda. Gözlerini kapa hayal et deseniz, o da yetersiz dokunmadıkça, görmedikçe, koklamadıkça, hissetmedikçe…

Gitmediğim yerlere gitmek istiyorum genelde.

Tozlu bir köy yolunda yürümek, buz gibi akan çeşme suyunda yıkamak yüzümü, yeni doğan kuzuyu kucaklamak…yıllardır değişmeyen korkumu yenemeyip yine kuşlardan korkmak …uzaktan o çok sevdiğim tekne motorlarının sesini duymak istedim.

İllaki memleketim olsun diyorum yüreğime. İtirazsız kabul ediyor.

Gitmediğim yerlere gitmeliyim. Mardin’e gitsem örneğin ya da Urfa’ya, Amasra’da dolaşsam, Kayseri’de nefes alsam, Sivas eksik kalmasın, Kütahya’ya atsamadımımı ordan Tavşanlı ve Denizli…

En çok Denizli’ye gitmek isterdim yıllardır. Hiç gitmedim/gidemedim.

Aklıma yine en sevdiğim şiiri düştü Ran’ın: Taranta Babu…Bir kez daha yazayım buraya sonra Mesnevi’yi okumaya devam…

TARANTA - BABU'YA
BEŞİNCİ MEKTUP

 

Görmek
        işitmek
                duymak
                     düşünmek
                               ve konuşmak
koşmak alabildiğine
başı dolu
         başı boş
koş-
      -mak...
Hehehey TARANTA - BABU
                                   hehehey
yaşamak ne güzel şey
                          anasını sattığımın
                                           yaşamak ne güzel şey..
Düşün beni
kollarım, senin üç çocuk doğurmuş
                                    geniş kalçalarındayken...
Düşün sıcak...
Düşün kara bir taşa damlıyan
                                         çırılçıplak
                                                bir su sesini...
İstediğin yemişin
                 rengini, etini, adını düşün...
Gözdeki tadını düşün
kıpkırmızı güneşin
                yemyeşil otun
                          ve koskocaman
                             masmavi bir çiçek gibi açan
                                                         ay ışığının...
Düşün TARANTA - BABU!
İnsanoğlunun yüreği
                                kafası
                                        kolu
yedi kat yerin altından
                             çekip çıkarıp
öyle ateş gözlü çelik allahlar yaratmış ki
kara toprağı bir yumrukta yere serebilir,
yılda bir veren nar
                        bin verebilir.
Ve dünya öyle büyük,
öyle güzel
        öyle sonsuz ki deniz kıyıları
her gece hepimiz
        yan yana uzanıp yaldızlı kumlara
yıldızlı suların
        türküsünü dinleyebiliriz...

Yaşamak ne güzel şey
                        TARANTA - BABU
                                        yaşamak ne güzel şey...
Anlıyarak bir usta kitap gibi
bir sevda şarkısı gibi duyup
bir çocuk gibi şaşarak
                           YAŞAMAK...
Yaşamak:
birer birer
            ve hep beraber
                          ipekli bir kumaş dokur gibi...
Hep bir ağızdan
                sevinçli bir destan
                                        okur gibi
                                                YAŞAMAK..
 

. . . . . . . . . . .
. . . . . . . . . . . . . . .

YAŞAMAK..
Ne acayip iştir ki
        bu ne mene gidiştir ki TARANTA - BABU
bugün bu
«bu inanılmıyacak kadar güzel»
bu anlatılamıyacak kadar sevinçli şey:
böyle zor
bu kadar
            dar
böyle kanlı
            bu denlü kepaze...

 

Comments (1) :: Your Comment! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
MySpace Layouts

MySpace Layouts

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Resimler
Aile.org
Son Depremler
Kimlik Sorgulama
Vergi Kimlik Nosu
ATATÜRK Resimleri
Posta Kodu
Buğday
Altı Üstü Tasarım
Mutfaktazen
Doğum Fotosu
Pazarola Dergisi
En sevdiğim arkadaşımın blogu
Doğum Hikayem -1-
Doğum Hikayem -2-
Atatürk ve Takvim
Diş Doktorum (Rıdvan Gençer)
İntegral Gelişim -İzmir-
Abordaturizm
Gebelik ve Annelik
HALUK İLHAN
ENDER USLU

Google

Güzel Bloglar :))

bizimisler
hale55
dostcadi
seri
izmirim
ilkerpamukcu
zelis
guvenavticaret
nergizcankul
frekans
visne
hamaratresmis
muratkulcuoglu
COMPETE
meliqe
qetes
sekizincirenk
meltemkomsu
goznuru
gelincikler
tulperde
cmg
mutlu31
denizmelis
orodjeh
archobi
MYGREEN
SEVDAMINADI
ailem
halecik33
ahmetkoseoglu
meral
denizmelis1
misss
gonulbahcesi
ayvalikli
zuzum
mutfaktayim
guneremre79
ulumavi
AlevD
Academy
berrinsulari
sfelsefeci
zero1
mavianne
roz
errool
sumatra
Aycak
annemmutfakta
mauslevent
gercekyasamdan
flood
raciegi
dortmevsim
rengin23
sevdavadisi
TheLostHighway
yazarnet
yildizcaa
sansmikadermi
sedailhan
yalnizcicek
yaleyza
pardus007
beklemeodasi
nurtenaltinok
meeluu
canokurban
ebus2006
Hobilendik
benimdunyam80
pembeli
kadinlarinblogu
arzuasya
ayseyaman
bizimada
CILGINOGRETMEN
nimetbitmez
seti
muzurx
dilmea
altinsaatler
annemmutfaktatv
tufancoskun
mutfaktayolculuk
SizinAbla
erolaslan
GRAFIKDUNYASI
egepa
talarceo
mudo





Bana Yalan Soylediler.wma -