8/7/2009 - Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu. Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düÅŸüÅŸü ve burnun herkesten baÅŸkaydı iÅŸte. GüldüÄŸün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...
Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu çoÄŸalarak. Senin sesini duyduÄŸum masalarda erteliyordum herÅŸeyi, her ÅŸeyi erteleyiÅŸim oluyordun. Kalp aÄŸrısı oluyordun, birlikte soluduÄŸumuz sokak isimleri oluyordun. Mevsimler deÄŸiÅŸiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.
Ben seni seviyordum, bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra yaÄŸmurlar yaÄŸdı serin haziran akÅŸamları... Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat, başın her ÅŸeye meydan okuyarak. İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. DeÄŸiÅŸtik sanıyordum. Ve sen yine bilmiyordun. İ.AYDIN
|